Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar


    Bir canlının gen diziliminin değiştirilmesi,ya da ona kendi doğasında bulunmayan bambaşka bir karakter kazandırılması yoluyla elde edilen canlı organizmalara ‘Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar’,kısaca GDO adı veriliyor. Amaç sıcağa, soğuğa, böceklere ya da virüslere karşı dirençli yeni ‘tür’ler yaratmak. Kısacası açlığa çözüm. Çünkü GDO teknolojisiyle, çok daha fazla ürün elde edilmesi ve besin değerlerinin artırılması hedefleniyor.

    Ancak genetiği değiştirilmiş gıdaların sağlığa zararları tüm dünyada tartışma konuları arasında en önemli yer tutuyor. Farklı gen türlerinin karıştırılması yoluyla elde edilen yeni organizmalar, GDO karşıtlarınca, ‘Frankeştayn gıda’ olarak tanımlanıyor. GDO’lar üzerinde çok sayıda yöntem ve kimyasal madde kullanıldığı için daha çok az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler üzerinde denendiği iddia ediliyor. Kısaca GDO’ların deneme laboratuvarları fakir ülkeler...

GDO’ lu ürünlerin zararları

    İnsanlık ve doğa üzerinde elbette ki önemli zararları bulunmaktadır. Herşeyden önce çeşitliliği önleyerek tür zenginliğinin yok olmasına sebep olmakta ve çeşitli yollardan yayılarak yeni GDO’lu ürünlerin ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.

    GDO’lu ürünler,alerjen etki gösterme özelliğine sahiptir.Ayrıca,birey üzerinde toksik etki yaparak bağışıklık sistemini bozmaktadır.Antibiyotiğe karşı direnç geliştirmektedir.

    Hayvan yemlerinde kullanılan GDO’lu ürünler ise hayvanlarda meme enfeksiyonları, sindirim sistemi bozukluklarına sebep olarak hayvanların hastalıklara daha duyarlı hale gelmesine neden olmakta ve hayvanlardan insana bulaşan viral ajanlara ortam yaratmaktadır.

    Ancak,maalesef Türkiye’de GDO’lu tohum yasaklanmış olsa da,bu ürünlerin ithal olarak alınması kontrol edilmemekte ve denetlenmemektedir.

    Türkiye’de denetimi yoksa,yapılması gereken,besin seçiminde dikkatli olmak ve hangi ürünlerde GDO riskinin yüksek olduğunu bilmektir.

    En çok GDO barındıran ürünler: Mısır,patates,domates,pirinç,pamuk,soya,buğday,bebek maması, bisküvi, kraker, çikolata, gofret, hazır çorba,meşrubat,tavuk,sucuk,salam,sosis,dondurulmuş hazır köfteler,hamburger,et suyu tabletleri,süt tozu, şekerlemeler, kabak, balkabağı, ayçekirdeği, yer fıstığı,kolza ve papaya’dır.

Bu ürünleri alırken dış görünüşlerinden anlamak mümkün olmadığından;

    - Risk gruplarına dikkat edilmeli,
    - Organik besinler tüketmeye özen gösterilmeli
    - Meyve ve sebzeler mevsiminde tüketilmeli,
    - Genelde Türkiye’de yetiştirilmeyen veya yetiştirilmesi az olan ithal besin gruplarından uzak durulmalı.
Makaleler Anasayfa
"Site içeriğinde bulunan bilgiler bilgilendirmek içindir, bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez"